Gazetecilik Suç Değildir: Bulut'tan 10 Ocak Açıklaması

CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü basın özgürlüğünün baskı altında olduğu bir ortamda karşıladıklarını belirterek, gazetecilere yönelik sansür, ekonomik baskı ve otosans

Gündem Yayın: 09 Ocak 2026 - Cuma - Güncelleme: 09.01.2026 16:47:00
Editör -
Okuma Süresi: 3 dk.
Takip EtGoogle News

CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’de basın özgürlüğünün ağır baskı altında olduğunu ve gazetecilerin sansür ve otosansür kıskacında çalışmak zorunda bırakıldığını vurguladı.

 
 

Bulut, “10 Ocak’ı ne yazık ki bu yıl da basın özgürlüğünün tehdit altında olduğu bir ortamda karşılıyoruz. Türkiye’de gazetecilik, iktidarın hoşuna gitmeyen gerçeği yazmanın bedelini ödemek anlamına gelmiştir” ifadelerini kullandı.

Medya Baskısı ve Çifte Standart

Türkiye’de medyanın büyük ölçüde tek sesli hale getirildiğini belirten Bulut, RTÜK ve Basın İlan Kurumu gibi kurumların uygulamalarını eleştirdi. “RTÜK, anayasal bir denetim kurumu olmaktan çıkmış, iktidarın sopası haline gelmiştir. Muhalif yayın yapan televizyonlar ekran karartmalar, para cezaları ve yayın durdurma kararlarıyla cezalandırılırken, iktidara yakın kanallarda ihlaller görmezden geliniyor. Bu çifte standart RTÜK’ün tarafsızlığını yitirdiğini gösteriyor” dedi.

Bulut, Basın İlan Kurumu’nun ilan kesme uygulamalarıyla özellikle yerel basını ekonomik olarak baskı altına aldığını belirterek, “Eleştirel gazeteler ilanlarla cezalandırılırken, yandaş medya ödüllendiriliyor. Bu durum sadece kurumları değil, çalışan gazetecilerin ekmeğini de tehdit ediyor” diye konuştu.

Basın Kartı ve Otosansür Sorunu

İletişim Başkanlığı’nın basın kartı uygulamalarına da değinen Bulut, “Basın kartı bir lütuf değil, mesleki bir haktır. Ancak bugün bu hak, iktidara yakın olan ve olmayan arasında ayrım yapılarak dağıtılıyor. Bu baskı ortamında sansür artık açık yasaklarla değil, otosansür yoluyla gerçekleşiyor. Gazeteciler haber yapmadan önce ‘Bu haber başıma iş açar mı?’ diye düşünmek zorunda bırakılıyor” dedi.

 
 

Ekonomik Baskılar ve İş Güvencesi

Gazetecilerin düşük ücretler ve güvencesiz çalışma koşullarıyla mücadele etmek zorunda bırakıldığını söyleyen Bulut, “Mesleğini onuruyla yapmak isteyen birçok gazeteci ya susturuluyor ya da mesleği bırakmaya zorlanıyor. Susturulan her haber, karartılan her gerçek halkın haber alma hakkına vurulan bir darbedir” ifadelerini kullandı.

Bulut, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün, basının özgür olduğu bir ülkede anlam kazanacağını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“10 Ocak, bir kutlama günü değil; baskı düzeninin hatırlatmasıdır. Özgür, bağımsız ve çok sesli bir medya düzeninin yeniden inşa edilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Her şeye rağmen gazeteciliğin suç olmadığı bir ülke dileğiyle bütün basın emekçilerinin 10 Ocak Çalışan/Çalışamayan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum.”

#
Yorumlar (0)